2 dakika okuma süresi
Meme kanseri risk yönetimi, kişinin bireysel risk düzeyini belirleyip buna uygun bir tarama ve önlem planı oluşturmaktır. Herkes için aynı tarama programı doğru değildir: aile öyküsü, genetik özellikler, meme yoğunluğu ve hormonal geçmiş, hangi tetkikin hangi sıklıkta yapılacağını değiştirir.
Ortalama riskli kadınlarda belirli bir yaştan itibaren düzenli mamografi esas alınır. Yüksek riskli gruplarda ise tarama daha erken başlayabilir, daha sık yapılabilir ve mamografiye ek olarak meme MR görüntülemesi programa eklenebilir. Yoğun meme dokusu olanlarda ultrasonun tamamlayıcı rolü öne çıkar. Kişisel planınız, risk değerlendirmesi sonrasında hekiminizle birlikte belirlenmelidir.
Ailede genç yaşta meme kanseri, aynı kişide iki taraflı meme kanseri, erkek meme kanseri, yumurtalık kanseri birlikteliği ya da birden fazla yakın akrabada kanser öyküsü varsa genetik danışmanlık gündeme gelir. Test kararı, sonuçların sizin ve aileniz için ne anlama geleceği anlatıldıktan sonra verilmelidir.
Aile öyküsü riski artırır ancak kesinlik taşımaz. Meme kanserlerinin önemli bir bölümü aile öyküsü olmayan kişilerde görülür. Önemli olan riskinizi belirleyip uygun tarama planını oluşturmaktır.
Ortalama riskli kadınlarda genellikle 40 yaş civarı önerilir. Ailede genç yaşta kanser öyküsü varsa, taramaya en genç tanı yaşından yıllar önce başlamak gündeme gelir.
Yoğun meme dokusunda mamografi tek başına yeterli olmayabilir; ultrason ve seçilmiş olgularda MR tamamlayıcı olarak kullanılır.
Kendi kendine farkındalık önemlidir ancak taramanın yerini tutmaz. Yeni ele gelen kitle, meme başı akıntısı veya ciltte çekinti fark ederseniz beklemeden değerlendirilmelisiniz.
Karar, aile öykünüz ve kişisel risk profiliniz değerlendirildikten sonra verilir. Test öncesi ve sonrası danışmanlık, sonucun doğru yorumlanması için gereklidir.
Bireysel risk değerlendirmesi ve size uygun tarama planı için bize ulaşabilirsiniz. İlgili sayfalar: tarama ve mamografi, meme yoğunluğu.