10 dakika okuma süresi
Varis hastalığının tedavi edilebilmesi için varis konusunda deneyimli bir girişimsel radyolog tarafından detaylı bir Doppler Ultrasonografi muayenesi ile damar haritanızın çıkarılması gerekir. Bu şekilde hasarlı damarlarınızı hepsi detaylı olarak tespit edilmiş olacaktır. Doğru ve hızlı tedavi ancak bu sayede mümkün olmaktadır.
Bazı merkezlerde sadece gözle görülen varis pakelerine yönelik tedavi işlemleri yapılıyor. Bu çoğu zaman eksik bir tedavi uygulaması olarak neticeleniyor ve kısa süre içinde tekrarlamalar olabiliyor.
Ameliyat ile ya da skleroterapi ile sadece görünen varis pakelerinin tedavisi, sebebi değil sonucu ortadan kaldırdığından tam bir iyileşme sağlamaz ve sıklıkla varisler erken dönemde tekrar eder. Varis pakelerinin tedavisinden önce varies neden olan basıncın kaynağı olan kapakları hasarlı olan damarların kapatılarak geri kaçış ve basınç etkisi ortadan kaldırılmalıdır.
Burada belirtmemizgerekn en önemli konu ameliyatsız tedavinin her türlü varies uygulanabileceğidir. Bazı hekimler hastalarına “Sana lazer ablasyon tedavisi olmaz mutlaka ameliyat olmalısın” gibi tavsiyelerde bulunabiliyorlar. Bu aslında oldukça yanlış bir düşünce, her boyutta varisin ameliyatsız olarak başarı ile tedavisi mümkün.
Bu yanlış bilgi lazer ablasyon ve RF ablasyonun ilk uygulandığı yıllarda 2000 li yılların başlarından kalma eski bir bilgidir. Çapları çok büyük olan safen venlerinin tedavisi için lazer ablasyonun başarı ile uygulanabileceği konusunda dünyanın en prestijli Girişimsel Radyoloji dergisi olan JVIR (Journal of Vascular and Interventional Radiology) dergisinde çıkan makalemizde çok ilerlemiş vakalardaki tecrübelerimizi paylaştık.
“Efficacy and Safety of Endovenous Laser Ablation in Very Large and Tortuous Great Saphenous Veins” başlıklı yazımızın orjinal ingilizce abstractına bu linkten… ulaşabilirsiniz. Kısaca özetlememiz gerekirse bu makalemizde safen veni 15 ile 26 mm arasında çap gösteren çok ilerlemiş varisleri olan hastaların tedavisinde endovenöz lazer ablasyon %98 başarılı bir tedavi olarak sonuç verdiğini bildirdik.
Neden varis ameliyatını önermiyoruz?
Büyük varislere neden olan damarlar yaklaşık 100 yıldır cerrahi operasyon ile tedavi ediliyorlardı. Cerrahi tedavide Safen venine (bacaktaki büyük toplardamar) yönelik cerrahi bağlama (ligasyon) ve yolma (stripping) yapılmaktadır. yani hasarlı damar bulunduğu yerden kasıktan diz altına kadar yolunarak çıkartılmaktaydı. Bu aradaki tüm bağlantı damarları da koparılmaktaydı.
Varis ameliyatı sonrasında iyileşme ve hastaneden ayrılma süresi de geç olmaktaydı. Bazı vakaların günlerce hastanede, sonrasında da haftalarca evde istirahat etmesi gerekiyordu.
Ayrıca, cerrahi operasyon, genel anestezi gerektirmesi, yaklaşık %5 e varan oranlarda toplardamarlarda pıhtı ve sinir zedelenmesine sebep olması, normal hayata dönüşün geç olması ve varislerin ameliyattan sonra hastaların yaklaşık yarısında tekrarlaması nedeniyle hem hastalar hem de doktorlar tarafından zorunlu haller dışında tercih edilmemekteydi.
Hastalar ameliyat olanlardan duydukları olumsuz izlenimler nedeni ile ameliyattan korkarak, ömür boyu varis çorabı giymeyi yada tedavi edici özelliği olmayan ancak bazı hastalarda bir miktar rahatlama sağlayan ilaçları kullanmayı tercih ediyorlardı. Tüm bu nedenler bugün Damar cerrahlarını da ameliyatsız tedavi tekniklerine yönlendirmektedir. Ancak ne yazık ki, varis konusunda detaylı Doppler muayenesini ve hasarlı damarların teşhisini bizzat yapabilecek, tedavisini kendisi planlayabilecek cerrah sayısı ülkemizde çok azdır.
Variste Modern Tedavi (Lazer Ablasyon/ RF Ablasyon)
Endovenöz yani damarın içinden yapılan Lazer Ablasyon un ilk kez uygulanmasıyla, 2000 li yılların başında büyük varislerin tedavisinde adeta bir devrim yaşanmıştır. Robert Min adlı bir girişimsel radyoloji uzmanı ve ekibi tarafından Büyük Safen Toplardamarındaki hasarlı kapağın tedavisi ilk kez 2002 yılında “Endovenöz Lazer Ablasyon ” (EVLA) yöntemiyle tedavi edilmiştir.
Bu yöntem, kaçak yapan damarın ameliyatla yolunarak dışarı alınması yerine, damar içinden anjio gibi girierek lazer enerjisi ile hasarlı damarın içerinden kapatılması esasına dayanmaktadır. Lazerle kapatılan damardan artık varislerin içine basınçlı kaçak oluşmaz; kapatılan bu damar da vücut tarafından zamanla yok edilir. Safen veni yakılarak kapatıldığında gözle görülen varisler de küçülerek kaybolur.
Peki bu Safen damarı yok olunca onun fonksiyonunu hangi damar yerine getiriyor?
Hastalıklı ven ortadan kalktığında diğer sağlıklı venler kanı taşıma görevini üstelenerek bacağın venöz dolaşımını sağlar. Unutmayın vücudumuzda onbinlerce kilometre toplardamar var ve biz bu tedavis en fazla 40-50 cm lik bir damarı yok ediyoruz. Ameliyatsız tedavi ile vücutta hasar oluşturmadan bedenin kendini onarmasına yardımcı olunduğundan yan etkileri çok azdır.
Çok ilerlemiş varisi olan hastalarda Endovenöz Lazer Ablasyon a tamamlayıcı olarak ultrason eşliğinde köpük skleroterapi tedavisi de yapılmaktadır.
Varis, bacak venlerindeki (toplardamarlarındaki) kapakçıkların düzgün çalışmaması sonucu kanın aşağıdan yukarı pompalanamayarak biriktiği ve venlerin genişleyip kıvrımlaşmasıyla ortaya çıkan kronik bir damar hastalığıdır. Yüzeysel venlerde görülen kabarık, yılankavi görüntüden çok daha öte; varis aslında bir kronik venöz yetmezlik tablosudur ve tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilir.
Hafif belirtili varislerde yaşam tarzı önlemleri yeterli olabilir, ancak aşağıdaki durumlarda aktif tedavi düşünülmelidir:
Bu belirtiler tedavi edilmediğinde varis kademeli olarak ilerler ve tedavisi giderek zorlaşır.
Geçmişte varis tedavisi büyük çoğunlukla safen venin tamamen çıkarılması (stripping) ameliyatı ile yapılırdı. Bu ameliyat genel anestezi, hastane yatışı ve haftalarca süren iyileşme gerektirir. Günümüzde modern girişimsel radyoloji yöntemleri (EVLA, RF ablasyon, skleroterapi) stripping ameliyatına kıyasla çok daha az invaziv, hızlı iyileşmeli ve kalıcı bir alternatif sunmaktadır.
| Özellik | Klasik Stripping Ameliyatı | Ameliyatsız Tedavi (EVLA / RF / Skleroterapi) |
|---|---|---|
| Anestezi | Genel anestezi | Lokal anestezi (turesent) |
| Cerrahi kesi | Kasık ve diz çevresinde kesiler | 2-3 mm kateter girişi |
| Hastane yatışı | 1-2 gün | Ayaktan (yatış yok) |
| İyileşme süresi | 2-4 hafta | 1-3 gün |
| İşe dönüş | 2-3 hafta | Aynı gün - 2 gün |
| İz/skar | Görünür izler | İz yok denecek kadar az |
| Tekrarlama oranı | %25-30 (5 yıl içinde) | %5-10 (5 yıl içinde) |
Günümüzde uluslararası kılavuzlarda altın standart olarak kabul gören üç ana ameliyatsız varis tedavisi yöntemi bulunur. Hastanın varis tipi, boyutu ve klinik tablosuna göre tek başına ya da kombine olarak uygulanır.
Süre: 30-60 dakika | Anestezi: Lokal (turesent) | Hastane: Ayaktan | İşe dönüş: Aynı gün - 2 gün
EVLA, varis venine ultrason eşliğinde ince bir lazer fiber yerleştirilerek venin içinden ısıtılması ve kapatılması prensibine dayanır. Yöntem ABD ve Avrupa kılavuzlarında büyük safen veni yetmezliğinde altın standart olarak gösterilir.
Nasıl yapılır? Dizin altından ya da uyluk üst kısmından, ultrason rehberliğinde varis venine 2 mm'lik bir kateter girilir. Kateterin içinden lazer fiber ven boyunca ilerletilir. Damarın etrafına seyreltik lokal anestezi (turesent anestezi) verilir. Lazer enerjisi geri çekilerek ven boyunca uygulanır; damar yüksek ısıyla içten dışa kapatılır.
Etkinlik: 5 yıllık başarı oranı %95'in üzerindedir. Tedavi edilen vendeki yetmezlik kalıcı olarak çözülür.
Avantajları: Kanıtlanmış uzun vadeli sonuçlar; düşük komplikasyon profili; hızlı işe dönüş.
Sınırlılıkları: Çok yüzeysel ya da çok kıvrımlı varislerde kateterin ilerletilmesi zor olabilir.
Süre: 30-50 dakika | Anestezi: Lokal (turesent) | Hastane: Ayaktan | İşe dönüş: Aynı gün
RF ablasyon, EVLA'ya benzer şekilde varis venine kateter yerleştirilerek venin radyofrekans enerjisiyle kapatılması yöntemidir. Isı uygulamasının daha kontrollü olması nedeniyle ağrı ve morarma profili EVLA'ya göre biraz daha hafif olabilir.
Nasıl yapılır? EVLA gibi 2 mm kateter girişi yapılır. Radyofrekans probu varis veni içinde 7 cm'lik segmentlerde 120°C ısıya çıkarılır; her segment 20-30 saniye işlem görür. İşlem sonunda ven kalıcı olarak kapanır.
Etkinlik: EVLA ile benzer sonuçlar bildirilmiştir; 5 yıllık başarı oranı %94-96.
Avantajları: Düşük post-op ağrı; daha az morarma; aynı gün normal aktiviteye dönüş.
Sınırlılıkları: Çok büyük çaplı (15 mm üzeri) venlerde etkinlik biraz düşebilir.
Süre: 15-30 dakika | Anestezi: Gerekmez | Hastane: Ayaktan | İşe dönüş: Hemen
Köpük skleroterapi, kılcal damar varisleri (örümcek varisler) ve orta boy yan dal varisleri için ideal yöntemdir. Damarın içine özel hazırlanmış köpük ilaç verilerek damarın irrite edilip kapanması sağlanır. FAFS (Foam-form Assisted Foam Sclerotherapy) tekniği geleneksel skleroterapiye göre daha etkili köpük yoğunluğu üretir.
Nasıl yapılır? İlaç hava ile karıştırılarak köpük haline getirilir. İnce bir iğne ile varislere doğrudan enjekte edilir. İşlem sonrası bandaj ve varis çorabı uygulanır. Yürüyüş hemen başlatılır.
Etkinlik: Kılcal varislerde %90+ memnuniyet bildirilmiştir.
Avantajları: Anestezi gerektirmez; estetik sonuçlar mükemmel; ucuz ve kolay uygulanır.
Sınırlılıkları: Çok büyük varislerde tek başına yetersiz kalabilir; genelde EVLA/RF ile kombine uygulanır.
Şikâyetleriniz dinlenir, gerekirse aile öyküsü ve eşlik eden hastalıklar (diyabet, tromboz öyküsü vb.) sorgulanır. Fizik muayene ile varislerin lokasyon ve boyutu değerlendirilir.
Ameliyatsız varis tedavisinin altın standart tanı yöntemidir. Hangi venlerin yetmezlik gösterdiği, kapakçık fonksiyonları ve venin çapı net olarak belirlenir. Tedavi planı bu görüntüleme üzerinden yapılır.
İşlem öncesi yemek kısıtlaması gerekmez. Rahat kıyafetlerle gelmeniz yeterlidir. İşlem sonrası bacakların derhal harekete geçirilmesi için yürüyüş yaptırılır.
Yöntemin uygunluğu mutlaka renkli dupleks ultrasonografi ile değerlendirilmelidir. Bu görüntüleme, hangi vende yetmezlik olduğunu ve tedaviye nasıl yaklaşılacağını belirler.
Ameliyatsız varis tedavisi başarılı olsa da, varis bir kronik damar yetmezliği hastalığıdır ve yeni venlerde varis gelişimi mümkündür. Yaşam tarzı önlemleri uzun vadeli başarı için kritiktir:
Tedavi yöntemleri hakkında daha fazla detay için Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA) ve Skleroterapi (FAFS) Tekniği sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.
EVLA ve RF ablasyon sonrası tedavi edilen vendeki başarı oranı %95'in üzerindedir. Tedavi edilen ven kalıcı olarak kapanır. Ancak yeni varis gelişimi (başka venlerde) yaşam tarzı ve genetik faktörlere bağlı olabilir; bu durumda ek seans uygulanabilir.
EVLA ve RF ablasyon 30-60 dakika sürer. İşlem lokal anestezi altında yapıldığı için belirgin ağrı hissedilmez. Sadece kateterin girdiği yerde hafif bir basınç hissedilir. İşlem sonrası 24-48 saat hafif bir hassasiyet olabilir.
Ameliyatsız yöntemlerin en büyük avantajı budur: hastalar genelde aynı gün veya ertesi gün masa başı işlerine dönebilir. Ağır fiziksel iş yapanlarda 3-5 gün dinlenme önerilir. Yürüyüş aynı gün başlatılır.
Hayır. Ameliyatsız varis tedavisi günübirlik (ayaktan) bir işlemdir. Hasta işlemden 1-2 saat sonra evine gönderilir, hastane yatışı gerekmez.
Tedavi yöntemi varisin türüne göre seçilir. Büyük safen veni varislerinde EVLA veya RF ablasyon altın standarttır. Kılcal ve örümcek varislerinde köpük skleroterapi uygundur. Çoğu hastada kombine yaklaşım uygulanır.
Tedavi edilen ven kalıcı olarak kapanır. Ancak varis bir hastalıktır ve yeni venlerde varis gelişimi mümkündür. Düzenli takip ve yaşam tarzı önlemleri (uzun süreli ayakta kalma azaltılması, varis çorabı, kilo kontrolü) ile bu risk en aza indirilir.
Özel sigorta ve SGK durumu yıldan yıla değişebilir. Bazı varis tedavi yöntemleri için SGK ödemesi mevcuttur. Güncel kapsam için kliniğimize ya da sigortanıza danışmanız önerilir.
Büyük çoğunluğa uygundur. Ancak çok ileri evre kronik venöz yetmezlik, derin ven trombozu öyküsü, ileri yaş ya da bazı sistemik hastalıklar değerlendirme gerektirir. Karar ultrason ve klinik muayene sonrası verilir.