4 min read
Büyüyen, boyunda şişlik veya yutkunma güçlüğü oluşturan iyi huylu tiroid nodüllerinde, tiroid bezini koruyan ameliyatsız tedaviler etkili bir seçenek sunuyor.
Tiroid nodülü tanısı alan birçok kişinin aklına önce kanser, ardından da ameliyat geliyor. Oysa iyi huylu olduğu doğrulanmış bir nodülün büyümesi, mutlaka tiroid bezinin alınmasını gerektirmiyor. Özellikle çapı 2 santimetreye ulaşan veya bunu aşan, büyümeye devam eden ve bası ya da görünüm açısından rahatsızlık oluşturan nodüllerde, ablasyon adı verilen ameliyatsız yöntemler değerlendirilebiliyor.
Karar yalnızca nodülün çapına göre verilmiyor; ultrason bulguları, biyopsi sonuçları, büyüme hızı ve hastanın şikâyetleri birlikte değerlendiriliyor. Şikâyet oluşturmayan birçok iyi huylu nodülde ise takip yeterli olabilir. Hangi nodülde hangi yaklaşımın uygun olduğunu Hangi Tiroid Nodülüne Hangi Tedavi Uygun? yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Ultrason eşliğinde uygulanan mikrodalga ablasyon ve radyofrekans (RF) ablasyon tedavisinde, ince bir iğneyle nodülün içine ulaşılarak hedef doku kontrollü bir biçimde ısıtılıyor. Tedavi edilen nodül sonraki aylarda küçülürken, çevredeki sağlıklı tiroid dokusunun korunması amaçlanıyor.
Amerikan Tiroid Derneği’nin (ATA) 2023 bildirisi, uygun seçilmiş ve şikâyet oluşturan iyi huylu nodüllerde ablasyonu cerrahiye alternatif bir yaklaşım olarak ele alıyor.
2025 yılında European Journal of Endocrinology dergisinde yayımlanan, 256 hastayı kapsayan çok merkezli çalışmada, mikrodalga ablasyon sonrasında nodül hacminde 12 ayda yüzde 71 küçülme bildirildi. Boyundaki bası şikâyetleri ve görünümle ilgili rahatsızlıklar azalırken, tiroid hormon testlerinde anlamlı bir değişiklik saptanmadı. Bu oran nodülün çapındaki değil, toplam hacmindeki küçülmeyi ifade ediyor.
Tiroid dokusunu korumak, bu yaklaşımın önemli avantajlarından biri. Uygun hastalarda cerrahi kesi ve genel anestezi gereksinimi önlenebilir; ameliyatın kapsamına bağlı olarak gelişebilen ömür boyu hormon ilacı ihtiyacı, ses siniri hasarı ve kalsiyum düşüklüğü gibi sonuçlardan kaçınma olanağı sağlanabilir.
Ancak ablasyonda da çok nadir de olsa bazı riskler olabiliyor: ağrı, kanama veya geçici ses değişikliği görülebilir. Büyük nodüllerde ek seans gerekebilir ve tedavi sonrasında ultrasonla takip sürdürülmelidir. Yöntemlerin ayrıntılı karşılaştırması için Ameliyatsız Tiroid Nodülü Tedavisi sayfamıza göz atabilirsiniz.
2025 Amerikan Tiroid Derneği kılavuzu, 1 santimetre veya daha küçük, yayılım göstermeyen, düşük riskli papiller tiroid kanserlerinde seçilmiş hastalar için ablasyonu cerrahi veya aktif izleme alternatif bir yöntem olarak değerlendiriyor. Mikrodalga ablasyon bu alanda iyi araştırılmış yöntemlerden biri. Dokuyu dondurarak etkisizleştiren kriyoablasyonda da olumlu klinik sonuçlar bildiriliyor.
Büyüyen iyi huylu bir tiroid nodülünde ya da küçük bir papiller tiroid kanserinde ameliyat kararı vermeden önce, tiroid bezini koruyan tedavilerin uygunluğu da mutlaka değerlendirilmelidir.
Hayır, her zaman değil. İyi huylu olduğu doğrulanmış, büyüyen ve bası ya da görünüm açısından rahatsızlık veren nodüllerde, tiroid bezini koruyan mikrodalga veya radyofrekans ablasyon gibi ameliyatsız yöntemler değerlendirilebilir. Karar; ultrason, biyopsi, büyüme hızı ve şikâyetler birlikte ele alınarak verilir.
2025’te yayımlanan 256 hastalık çok merkezli bir çalışmada, mikrodalga ablasyon sonrası nodül hacminde 12 ayda ortalama yüzde 71 küçülme bildirilmiştir. Bu oran çaptaki değil, toplam hacimdeki küçülmeyi ifade eder.
Ablasyonda amaç sağlıklı tiroid dokusunu korumaktır. Söz konusu çalışmada tedavi sonrası tiroid hormon testlerinde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır; bu nedenle uygun hastalarda ameliyat sonrası görülebilen hormon ilacı ihtiyacından kaçınma olanağı sağlanabilir.
2025 Amerikan Tiroid Derneği kılavuzu, 1 cm veya daha küçük, yayılım göstermeyen, düşük riskli papiller tiroid kanserlerinde seçilmiş hastalar için ablasyonu cerrahi veya aktif izleme alternatif olarak değerlendirmektedir.