2 min read
Meme MR (halk arasında “emar”), meme ultrasonu ve mamografiyi tamamlayan, yüksek duyarlılıklı bir görüntüleme yöntemidir. Raporda geçen “kontrast tutulumu”, “kitle”, “BI-RADS” gibi ifadeler kafa karıştırabilir. Bu yazıda meme MR’ının ne zaman çekildiğini ve sonucun nasıl yorumlandığını açıklıyoruz.
Meme MR genellikle şu durumlarda tercih edilir: yüksek meme kanseri riski taşıyan kadınlarda tarama, kanser tanısı sonrası yayılımın değerlendirilmesi, silikon protez değerlendirmesi, diğer yöntemlerle net sonuç alınamayan şüpheli bulgular ve tedaviye yanıtın izlenmesi.
Meme MR’ında damardan verilen kontrast maddenin dokularda nasıl tutulduğu değerlendirilir. Kötü huylu dokular genellikle kontrastı hızlı tutup hızlı bırakma eğilimindedir; iyi huylu dokular ise farklı bir tutulum paterni gösterir. Ancak tek başına kontrast tutulumu tanı koydurmaz; şekil, sınır ve diğer bulgularla birlikte değerlendirilir.
İyi huylu ve düşük riskli bulgularda takip; şüpheli bulgularda ise MR eşliğinde ya da ultrason eşliğinde biyopsi ile kesin tanı gündeme gelir. Raporunuzu tek başına yorumlamak yerine, bulguları bir bütün olarak uzman değerlendirmesiyle ele almak en doğrusudur.
Hayır. Meme MR çok duyarlıdır ama mikrokalsifikasyonları mamografi kadar iyi göstermez. Yöntemler birbirini tamamlar.
Kullanılan kontrast maddeler genellikle güvenlidir; böbrek fonksiyonları ve alerji öyküsü önceden değerlendirilir.
Hayır. Meme MR çok duyarlı olduğu için iyi huylu bulguları da gösterebilir; bu yüzden şüpheli bulgular çoğu zaman biyopsiyle netleştirilir.
Meme MR raporunuzu doğru yorumlamak, gereksiz endişeyi ve gereksiz işlemi önler. Raporunuzu değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.