6 min read
Miyomlarım var hangi yöntemi tercih etmeliyim?
Öncelikle histerektomi ameliyatının yani rahimin alınması operasyonunun tüm seçenekler değerlendirildikten sonra mecbur kalınırsa son seçenek olarak uygulanması gerektiğini belirtelim. Miyom tedavisinde temel olarak iki seçeneğimiz var. Sadece miyomun alındığı miyomektomi operasyonu ve rahimdeki miyomları besleyen damarların tıkandığı ve miyomların oldukları yerde öldürülmesi ve küçültülmesi olan miyom embolizasyonu tedavisidir.
Miyomektomi operasyonunun öncelikle tercih edilebileceği miyom tipleri nelerdir?
Miyomlar hakkında bilinmesi gerekenler bölümünde miyomların tiplerinden ve yerleşimlerinden bahsetmiştik. Rahim içine doğru büyüyen submuköz miyolar ve rahim dışına doğru büyüyen subseröz miyomlar ince saplı ise embolizasyon tedavisi sonrasında koparak rahim boşluğuna ya da karın boşluğuna düşebilir ve sıkıntı yapabilir. Bu şekilde ince bir sapı olan miyomlarda ilk seçenek miyomektomi olmalıdır.
Miyomektomi operasyonunun ya da miyom embolizasyonu gibi ameliyatsız tedavilerin tercih edilebileceği miyom tipleri nelerdir?
Tek bir miyom varsa nispeten operasyonu kolay olduğundan hem miyomektomi hem de miyom embolizasyonu tercih edilebilir. Hatta bu miyomlar ön duvarda ise kolaylıkla RF ablasyon tedavisi de uygulanabilir. RF ablasyon da miyom içerisine ciltten bir iğne yardımı ile girilir ve lokal anestezi altında ısı etkisi miyom tedavi edilebilir. Tek bir miyom için nadiren kullanılan bir yöntem olan HIFU da seçenekler arasında yer almaktadır. HIFU yani yüksek
Son olarak hastamız doğum yapmak istiyorsa doğurganlık açısından miyomektomi ve embolizasyon tedavisi benzer oranda risk taşımaktadır. Miyomun sayısına ve yapısına göre tercihte bulunmak gerekir.
Miyom embolizasyonu gibi ameliyatsız tedavilerin tercih edilebileceği miyom tipleri nelerdir?
Miyom sayısı birden çoksa hatta tüm miyometriumu kaplamış gibiyse öncelikli olarak miyom embolizasyonu tercih edilmelidir. Embolizasyon tedavisi damarlanması çok olan miyomların hepsine tıkayıcı partikülleri ulaştırdığından tüm miyomlara yönelik tek seansta tedavi mümkün olmaktadır. Miyom embolizasyonunda rahim dokusu başka kaynaklardan da damarlandığı için korunur. Embolizasyon sonrası tüm miyomlar ölü doku şeklinde izlenirken rahim dokusu kontrol MR incelemesinde canlı şekilde izlenir.
Özellikle çok büyük miyomlar çok fazla kanlandığından ameliyat için büyük risk taşır. Böyle vakalar büyük ihtimal ile histerektomiye gidebilirler. Zaten ameliyat öncesi meslektaşlarımız bu ihtimali özellikle belirtirler. Bu şekilde büyük ve fazla kanlanan miyomlarda da ilk seçenek embolizasyon tedavisidir. Miyom embolizasyonu sonrasında boyut ve kanlanması azalan miyomun daha sonra risksiz bir şekilde miyomektomi operasyonuna gitmesi de mümkündür. Bu şekilde yapılan tedavilere Kombine tedaviler diyoruz. (Önce embolizasyon sonra miyomektomi). Çok büyük miyomlarda embolizasyon tek başına yetmediğinde kombine tedavi düşünülmelidir.
Sigara östrojen metabolizmasını etkileyerek bazı çalışmalarda miyom riskini değiştirir gibi görünse de bu konuda net bir koruyucu/zararlı etki kanıtlanmamıştır. Aşırı alkol tüketimi karaciğer üzerinden hormon dengesini bozarak miyom riskini artırabilir. Genel sağlık açısından her iki alışkanlığı da sınırlamak önerilir.
Stres doğrudan miyom büyümesine neden olmaz, ancak hormon dengesi (kortizol, östrojen) üzerine etkileri vardır. Kronik stres adet düzensizliklerine yol açabilir ve mevcut belirtileri kötüleştirebilir. Düzenli uyku, meditasyon, nefes egzersizleri ve düzenli fiziksel aktivite stres yönetiminde etkilidir.
Düzenli fiziksel aktivite obeziteyi önleyerek, östrojen dengesini iyileştirerek miyom için koruyucu olur. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (yürüyüş, yüzme, bisiklet) önerilir. Aşırı yoğun antrenmandan kaçınmak gerekir.
Doğrudan küçültme etkisi sınırlıdır ama önemli bir koruyucu faktördür. Yağ dokusu östrojen üretir; obezite miyom büyümesini destekler. Sağlıklı kilo aralığına inmek hem mevcut belirtileri hafifletebilir hem de yeni miyom oluşma riskini azaltır.
Çok işlenmiş gıdalar, fazla kırmızı et, yüksek miktarda şeker ve trans yağ tüketimi hormon dengesini bozarak miyom büyümesine katkıda bulunabilir. Hormon eklenmiş et ürünleri ve aşırı süt ürünleri de sorgulanan kaynaklardır.
Yeşil yapraklı sebzeler, brokoli/karnabahar gibi turpgiller, balık (omega-3), zeytinyağı, kuruyemiş, çilek/yaban mersini gibi antioksidan açısından zengin meyveler önerilir. D vitamini ve A vitamini açısından zengin gıdalar (yumurta, yağlı balık) da faydalıdır.
Evet. Yapılan çalışmalar D vitamini düzeyi düşük kadınlarda miyom riskinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Düzenli D vitamini takibi ve gerekirse takviye önerilebilir.
Büyük ya da pelvik çıkıma yakın yerleşimli miyomlar cinsel ilişki sırasında ağrıya (disparoni) neden olabilir. Bu durum tedavi ile büyük ölçüde düzelir.
Düşük doz oral kontraseptifler miyomlu kadınlarda genelde güvenle kullanılır ve kanama kontrolünde yardımcı olabilir. Karar bireysel risk faktörleriniz (sigara, tromboz, yaş) değerlendirilerek verilir.
Submüköz miyomu olmayan hastalarda Mirena kullanılabilir ve aşırı adet kanaması belirtisini azaltır. Submüköz tip miyomlarda spiralin yerleşmesi zorlaşabilir ve düşmesi sık görülür.
Tedavi öncesi tüm sağlık geçmişiniz, kullandığınız ilaçlar, alerjileriniz ve doğurganlık planınız hekiminizle paylaşılmalı. Sigara kullanıyorsanız işlem öncesi en az 2 hafta bırakmak önerilir. Tedavi öncesi kontrastlı pelvik MR rutin değerlendirmedir.
İlk 24-48 saat dinlenme, bolca su, hekiminizin önerdiği ağrı kesici. İlk haftada ağır kaldırma, yoğun spor, tampon kullanımı, cinsel ilişki kısıtlanır. Ateş, şiddetli ağrı, koku artışı durumunda hekiminize başvurun.
Birinci ay genelde benzer şekilde kanama olur, ikinci aydan itibaren belirgin azalma fark edilir. Üçüncü ayda büyük çoğunluk hastada %50'nin üzerinde iyileşme bildirilmiştir.
Miyomun konumu ve boyutu önemlidir. Rahim içinde (submüköz) ya da rahim duvarına derin gömülü büyük miyomlar gebelik öncesi tedavi edilmelidir. Küçük subseröz miyomlar genelde gebeliği etkilemez.
Gebelik döneminde miyomun büyümesi normaldir ve genelde tedavi gerektirmez. Yalnızca ağrı, kanama ya da gelişme problemi varsa konservatif yaklaşımla izlenir. Cerrahi gebelik sırasında nadiren uygulanır.
Hayır. Sıcak su, sauna miyom üzerine doğrudan zararlı etki göstermez. Adet döneminde bol sıcak suyla duş kramp ağrısını rahatlatabilir.
Aşırı kafein tüketimi hormon dengesini etkileyebilir; günde 2-3 fincan kahve genelde güvenlidir. Yeşil çayda bulunan EGCG bazı çalışmalarda miyom büyümesini yavaşlatıcı etki göstermiştir.
Yeşil çay, zerdeçal, hint papağanı kuyruğu gibi bazı bitkiler in vitro çalışmalarda miyom hücreleri üzerine olumlu etki göstermişlerdir ancak klinik etkinlikleri kesinleşmemiştir. Hekiminize danışmadan bitkisel takviye kullanmamak önerilir; bazıları antikoagulanlarla etkileşebilir.
Mutlaka. Özellikle histerektomi gibi geri dönüşü olmayan kararlar için ikinci görüş hakkınızı kullanmanız önerilir. Pelvik MR ve mevcut tetkikleriniz farklı bir uzman tarafından da değerlendirilebilir.
Bu işlemler girişimsel radyoloji uzmanlığı gerektirir. Ameliyatsız miyom tedavisi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi alabilir, randevu için iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.