12 min read
Miyom embolizasyonu (tıbbi adıyla uterin arter embolizasyonu, kısaca UAE), rahimdeki miyomları besleyen atardamarların kasık ya da bilekten girilen ince bir kateterle tıkanarak miyomların ameliyatsız tedavi edilmesidir. Rahim alınmaz, cerrahi kesi yapılmaz ve genel anestezi gerekmez. Kan akımı kesilen miyomlar aylar içinde küçülür; aşırı adet kanaması, kasık ağrısı ve bası şikâyetleri geriler. Bu sayfada miyom embolizasyonunun nasıl yapıldığını, kimlere uygun olduğunu, işlem öncesi hangi değerlendirmelerin gerektiğini, ameliyatla farkını ve iyileşme sürecini Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy'un girişimsel radyoloji deneyimi ışığında bulacaksınız.
Kısaca miyom embolizasyonu
Miyomlar, rahim duvarındaki düz kas hücrelerinden gelişen iyi huylu tümörlerdir ve büyümek için yoğun bir kan akımına ihtiyaç duyarlar. Miyom embolizasyonu bu özelliği kullanır: Rahme giden sağ ve sol uterin arterlerin içine mikron boyutunda partiküller bırakılır. Partiküller, miyomları besleyen ince ve bol damarlarda takılarak onların kan akımını keser. Kanlanması durduran miyom dokusu canlılığını kaybeder, zamanla büzüşür ve küçülür.
Yöntemin en önemli avantajı, rahimdeki bütün miyomları aynı seansta tedavi edebilmesidir. Normal rahim dokusu ise yumurtalık ve vajen damarları gibi başka kaynaklardan da beslendiği için işlemden sağ çıkar. Embolizasyon sonrası çekilen kontrol MR incelemelerinde miyomlar ölü doku olarak izlenirken rahim duvarı canlı ve kanlanan şekilde görülür.
Miyom embolizasyonu, kadın doğum uzmanlarının uyguladığı cerrahiden farklı olarak girişimsel radyoloji uzmanları tarafından anjiyografi ünitesinde yapılır. Uluslararası kılavuzlarda, belirti veren miyomu olan ve rahmini korumak isteyen kadınlarda cerrahiye alternatif olarak kabul edilen, 25 yılı aşkın klinik geçmişi olan bir yöntemdir.
İşlem günü hasta genellikle 6 saatlik açlıkla gelir. Damar yolu açılır, gerekirse koruyucu antibiyotik ve ağrı kontrolüne yönelik ilaçlar başlanır. İşlem boyunca tansiyon, nabız ve oksijen düzeyi sürekli izlenir. Hasta uyanıktır ancak sedasyon sayesinde rahat ve sakin olur.
Kasık bölgesindeki (femoral) ya da el bileğindeki (radyal) atardamar lokal anestezi ile uyuşturulur ve 2-3 mm'lik bir girişle damara ince bir kılıf yerleştirilir. Dikiş gerektiren bir kesi yapılmaz.
Anjiyografi (floroskopi) eşliğinde ince bir kateter aortadan pelvis damarlarına, oradan da sağ ve sol uterin arterlere ilerletilir. Kontrast madde verilerek miyomları besleyen damar ağı görüntülenir. Gerekirse daha ince bir mikrokateter ile miyom damarlarına daha yakından girilir.
Mikron boyutundaki embolizan partiküller kontrollü şekilde kateterden bırakılır. Partiküller kan akımıyla miyomun damarlarına taşınır ve bu damarları tıkar. Miyom damarlarındaki akımın durduğu anjiyografi ile doğrulandıktan sonra aynı işlem diğer uterin artere uygulanır. Böylece her iki taraftan beslenen miyomların tamamı tedavi edilir.
Kateter çıkarılır; giriş yeri basıyla ya da kapatma cihazıyla kapatılır. Kasıktan girildiyse birkaç saat yatak istirahati önerilir, bilekten girildiyse hasta daha erken ayağa kalkabilir. Ağrı kontrolü için ilk gece hastanede gözlem yapılır.
Miyom embolizasyonu, özellikle şu durumlarda ilk düşünülmesi gereken tedavilerdendir:
Doğru hasta seçimi, miyom embolizasyonunun başarısını belirleyen en önemli adımdır. Ameliyatsız miyom tedavisine karar vermeden önce şu değerlendirmeler yapılır:
Bu bilgiler birlikte değerlendirilerek embolizasyonun mu, RF ablasyon ya da HIFU gibi başka bir ameliyatsız yöntemin mi, yoksa cerrahinin mi daha uygun olduğuna karar verilir. İdeal olan, kadın doğum uzmanı ile girişimsel radyoloji uzmanının kararı birlikte vermesidir. Size doğrudan histerektomi önerildiyse, rahminizi aldırmadan önce ameliyatsız miyom tedavisinde deneyimli bir girişimsel radyoloji uzmanına danışmanızda fayda vardır.
"Hangi miyoma hangi tedavi daha etkili?" sorusunun tek bir cevabı yoktur. Karar; miyomun konumu, boyutu, sayısı, hastanın yaşı, doğurganlık planı ve şikâyet profiline göre verilir.
| Durum | Öne çıkan yöntem |
|---|---|
| Tek, ulaşılabilir konumda miyom (yaklaşık 4-7 cm) | RF ablasyon, HIFU, embolizasyon ya da miyomektomi |
| 2-4 adet orta boy miyom | Embolizasyon (hepsi aynı seansta) |
| 5 ve üzeri ya da sayılamayacak kadar çok miyom | Embolizasyon — belirgin avantaj |
| Çok büyük ve çok kanlanan miyom (10 cm üzeri) | Embolizasyon ya da kombine tedavi (önce embolizasyon, gerekirse sonra miyomektomi) |
Kombine tedavi: Çok büyük miyomlarda embolizasyon tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda önce embolizasyonla miyomun boyutu ve kanlanması azaltılır, ardından gerekirse çok daha düşük kanama riskiyle miyomektomi yapılabilir. Böylece histerektomiye dönme ihtimali azalır.
Miyom tedavisinde klasik (geleneksel) yaklaşımlar ilaç tedavileri ve cerrahidir. Hangisinin uygun olduğunu anlamak için her birinin ne sağladığını ve sınırlarını bilmek gerekir.
GnRH analogları miyomları geçici olarak küçültür ancak menopoz benzeri yan etkileri nedeniyle birkaç ay kullanılabilir ve bırakılınca miyomlar yeniden büyür. Hormonlu rahim içi araç, doğum kontrol hapları, traneksamik asit ve ağrı kesiciler kanamayı ya da ağrıyı azaltır ama miyomu tedavi etmez. İlaçlar genellikle köprü tedavi ya da belirti kontrolü amacıyla kullanılır.
Rahmin tamamen alındığı en kesin fakat geri dönüşü olmayan çözümdür. Doğurganlığı kalıcı olarak sonlandırır, genel anestezi ve birkaç günlük yatış gerektirir, tam iyileşme 4-6 hafta sürebilir. Rahmin yalnızca bebek taşıyan bir organ olarak görülmesi histerektominin yaygın uygulanmasının nedenlerinden biridir; ancak çalışmalar histerektomi sonrası idrar kaçırma ve sık idrara çıkma, pelvik organ sarkması (sistosel, rektosel) ve özellikle yumurtalıklar da alındığında kalp-damar hastalığı ve kemik erimesi riskinin arttığını göstermektedir. Rahimde ya da yumurtalıklarda kanser yoksa gereksiz histerektomiden kaçınmak önemlidir. Ayrıntılar için histerektominin dezavantajları sayfamıza bakabilirsiniz.
Rahmin korunduğu cerrahidir; açık, laparoskopik ya da histeroskopik yapılabilir. Tek veya az sayıda miyomda iyi bir seçenektir. Ancak miyom sayısı arttıkça tüm miyomları çıkarmak zorlaşır, kanama ve komplikasyon riski artar, ameliyatın histerektomiye dönme ihtimali büyür. Çok sayıda miyom varken şikâyete asıl hangisinin yol açtığını belirlemek de güçleşir. Kalan rahim dokusunda yıllar içinde yeni miyomlar gelişebilir (5 yılda yaklaşık dörtte bir hastada).
| Özellik | Miyom embolizasyonu | Miyomektomi | Histerektomi |
|---|---|---|---|
| Anestezi | Lokal + sedasyon | Genel anestezi (histeroskopide değişebilir) | Genel anestezi |
| Kesi | Yok (2-3 mm damar girişi) | Tekniğe göre var | Tekniğe göre var |
| Hastanede kalış | Genellikle 1 gece | 1-3 gün | 2-5 gün |
| İşe dönüş | 7-10 gün | 2-6 hafta | 4-6 hafta |
| Rahim | Korunur | Korunur | Alınır |
| Çok sayıda miyom | Hepsi tek seansta | Sayı arttıkça zorlaşır | Hepsi rahimle birlikte alınır |
| Yakın gebelik planı | Bireysel değerlendirme | Genellikle ilk tercih | Mümkün değil |
Cerrahinin hâlâ öncelikli olduğu durumlar: kötü huyluluk şüphesi, küçük ve saplı submüköz miyomun histeroskopik çıkarılması, ince saplı subseröz miyomlar ve yakın dönemde gebelik planlayan bazı hastalar. Bunların dışında kalan hastaların çoğunda miyom embolizasyonu ciddi bir alternatiftir ve mutlaka değerlendirilmelidir. Diğer ameliyatsız yöntemlerle (RF ablasyon ve HIFU) ayrıntılı karşılaştırma için embolizasyon, RF ablasyon ve HIFU karşılaştırması sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşlemden sonraki ilk 24-72 saatte post-embolizasyon sendromu denilen geçici bir tablo görülebilir: kasık ve karın ağrısı, kramp, hafif ateş, bulantı ve halsizlik. Bu, miyom dokusunun kanlanmasının kesildiğini gösteren beklenen bir tepkidir ve ağrı kesicilerle kontrol altına alınır.
Bilimsel çalışmalarda miyom embolizasyonu sonrası aşırı adet kanaması ve bası şikâyetlerinde düzelme oranı yaklaşık %85-95 olarak bildirilmektedir. Miyom hacminde 6 ay sonunda ortalama %40-60 küçülme beklenir; küçülme sonraki aylarda da sürebilir.
Randomize çalışmalar ve Cochrane derlemeleri, embolizasyonun cerrahiyle karşılaştırıldığında benzer düzeyde hasta memnuniyeti sağladığını, hastanede kalış ve işe dönüş süresini ise belirgin kısalttığını göstermektedir. Buna karşılık uzun dönem takipte embolizasyon sonrası ek bir tedavi gereksinimi cerrahiye göre daha sık görülebilir; örneğin Hollanda'daki EMMY çalışmasının 10 yıllık sonuçlarında embolizasyon yapılan hastaların yaklaşık üçte ikisi histerektomiye gerek kalmadan rahmini korumuştur. İngiltere'deki FEMME çalışmasında ise miyomektomi grubunda 2 yıllık yaşam kalitesi skorları embolizasyona göre bir miktar daha yüksek bulunmuştur. Bu nedenle doğru yöntem, hastanın miyom yapısına ve beklentilerine göre bireysel olarak seçilmelidir.
Miyom embolizasyonu cerrahiye kıyasla düşük komplikasyon oranına sahiptir. Yine de her tıbbi girişimde olduğu gibi bilinmesi gereken riskler vardır:
Miyom embolizasyonu sonrası sağlıklı gebelikler ve doğumlar bildirilmiştir. Ancak yakın dönemde gebelik planlayan kadınlarda veriler miyomektomiye göre daha sınırlıdır. Bu nedenle doğurganlık planınız varsa bu, yöntem seçimini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Miyomun tipi ve sayısına göre miyomektomi ve embolizasyon benzer düzeyde risk taşıyabilir; çok sayıda ya da büyük miyomu olan ve miyomektominin histerektomiye dönme riskinin yüksek olduğu hastalarda embolizasyon rahmi korumanın en gerçekçi yolu olabilir. Karar, pelvik MR ve kadın doğum uzmanıyla birlikte yapılan doğurganlık değerlendirmesinden sonra verilmelidir.
İşlem lokal anestezi ve sedasyon altında yapıldığı için işlem sırasında belirgin ağrı hissedilmez. Asıl ağrı, miyomların kanlanması kesildikten sonraki ilk 24-72 saatte kramp şeklinde ortaya çıkar ve hastanede verilen ağrı kesicilerle, ardından ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altına alınır.
Embolizasyon sonrası sağlıklı gebelikler bildirilmiştir ve rahim korunduğu için gebelik mümkündür. Ancak yakın dönemde gebelik planlayan kadınlarda veriler miyomektomiye göre daha sınırlıdır. Doğurganlık planı olan hastalarda yöntem, miyomun tipi ve sayısına göre kadın doğum uzmanıyla birlikte bireysel olarak seçilmelidir.
Miyom genellikle tamamen kaybolmaz; kanlanması kesildiği için canlılığını yitirir, büzüşür ve küçülür. Altı ay içinde hacimde ortalama yüzde 40-60 küçülme beklenir. Asıl hedef şikâyetlerin geçmesidir ve bu hastaların büyük çoğunluğunda sağlanır. Rahim boşluğuna yakın küçük miyomlar zamanla vajinal yoldan atılabilir.
Genç hastalarda erken menopoz riski çok düşüktür. 45 yaş üzerindeki kadınlarda ise yumurtalık fonksiyonlarında azalma ve adetlerin kesilmesi nadir de olsa görülebilir. Bu risk işlem öncesi hastayla ayrıntılı olarak konuşulur.
Miyom embolizasyonu sonrası genellikle bir gece hastanede gözlem yapılır. Çoğu hasta 7-10 gün içinde günlük aktivitelerine ve masa başı işine döner. Ağır fiziksel iş yapanlarda bu süre birkaç gün uzayabilir.
Başarıyla embolize edilen miyomun yeniden büyümesi beklenmez. Ancak işlem sırasında çok küçük olan ya da sonradan gelişen yeni miyomlar yıllar içinde şikâyet yaratabilir; bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Menopoza kadar yıllık takip önerilir.
Miyom embolizasyonu, anjiyografi ünitesinde girişimsel radyoloji uzmanı tarafından yapılır. En doğru karar, hastanın kadın doğum uzmanı ile girişimsel radyoloji uzmanının birlikte yaptığı değerlendirme sonucunda verilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Size uygun tedavinin belirlenmesi için Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy ile randevu alarak değerlendirme yaptırmanız önerilir.